Okul, bir toplumun sadece eğitim yuvası değil, o toplumun genetik kodlarını taşıyan küçük bir minyatürüdür. Sokaktaki öfke, televizyondaki kutuplaşma ve sosyal medyadaki linç kültürü, eninde sonunda o koridorlara sızar. Bugün Türkiye'de okulların birer şiddet sahasına dönüşmesi, sadece birkaç "sorunlu" gencin bireysel taşkınlığı değil, toplumsal dokumuzun ilmik ilmik söküldüğünün en acı kanıtıdır. Dışarıda hakim olan o hırçın dil, artık sınıf arkadaşına veya öğretmenine silah doğrultacak kadar pervasızlaşmış bir cinnet halini doğurmuştur.
Bu felaketin arka planına baktığımızda, karşımıza internetin karanlık dehlizlerinde filizlenen hastalıklı yapılar çıkıyor. Telegram gruplarında, C31K gibi oluşumlarda veya "incel" diye tabir edilen kadın düşmanı, radikal alt kültürlerde kimlik arayan gençler, gerçek dünyadan koparak sanal bir bataklığın içine düşüyor. Dünyada "school shooter" olarak bilinen o yabancılaşmış saldırgan profili, artık bizim topraklarımızda da bir trend haline gelmeye başladı. Toplumdan, aileden ve insani değerlerden kopan bu gençler, karanlık dijital odalarda birbirlerini nefretle besleyerek, onaylanma ihtiyaçlarını kanlı eylemlerle gidermeye çalışıyorlar.
Mesele sadece bir güvenlik zafiyeti değildir. Mesele, sanal aidiyetlerin reel hayatın, vicdanın ve ahlakın önüne geçmiş olmasıdır. Gençlerimiz, ekran başındaki o dehlizlerde yalnızlaştıkça, toplumun ortak değerlerine karşı birer nefret bombasına dönüşüyorlar. Dijital ayak izlerini takip ettiğimizde gördüğümüz o radikal gruplar, zayıflayan toplumsal bağlarımızın boşluğunu dolduran birer zehirli sarmaşıktır. Eğer biz sokaktaki şiddet dilini susturamaz, kutuplaşmayı durduramaz ve gençlerimizi o karanlık ekranların insafına bırakmaya devam edersek, okul koridorlarını huzurun değil, korkunun mekanı haline getirmiş oluruz. Bu bir asayiş sorunu olmanın ötesinde, topyekun bir insani çöküşün habercisidir.
incel kültürü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
incel kültürü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Çöldeki Paris mi, yoksa karanlık bir kuyu mu? (İslam öncesi Arap toplumunda "cahiliye" kavramının yanlış anlaşılması üzerine)
Tarih, kazananlar tarafından yazılır. Bu yüzden bir dönem sona erip yenisi başladığında, eski döneme dair anlatılar genellikle karikatürize ...
En Çok Okunan Analizler
-
Olayları nasıl isimlendirirsek, onları öyle algılarız. Bugün sınırlarımızdan içeriye kontrolsüzce akan milyonlarca insanı tanımlarken kullan...
-
İbni Haldun’un Mukaddime adlı eserinde ortaya koyduğu o meşhur ayrım, bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu sosyolojik tıkanıklığı anlamak için...
-
Tarih, kazananlar tarafından yazılır. Bu yüzden bir dönem sona erip yenisi başladığında, eski döneme dair anlatılar genellikle karikatürize ...
-
Türkiye'de yaşayıp da "torpil" gerçeğiyle yüzleşmemiş kimse yoktur. Liyakatin değil, sadakatin ya da "tanıdıkların" ...
-
Türkiye bir dönemeçte. Halk 25 yıllık yorgunluğu üzerinden atmak istiyor. Cumhuriyet Halk Partisi nihayet birinci parti çıkmış. Umut taze. H...